Saar De Buysere, Monoblok 1.17, 1.18 ve 1.19 (2026), +-7x5x5 cm. Plastik monoblok sandalye, yeşillik, kablo bağı, özel ve kamusal kullanım arasında gidip gelen, dünya çapında yaygın, gündelik bir nesne: Monoblok sandalye. Bu hafif, endüstriyel taşıyıcının üzerinde bir form yükseliyor. Taşıma kapasitesi ile ağırlık arasındaki gerilim görünür ve hissedilir hale geliyor. Gergiler (kablo bağları) bu yapıyı bir arada tutuyor
Saar De Buysere, Monoblok 1.17, 1.18 ve 1.19 (2026), +-7x5x5 cm. Plastik monoblok sandalye, yeşillik, kablo bağı, özel ve kamusal kullanım arasında gidip gelen, dünya çapında yaygın, gündelik bir nesne: Monoblok sandalye. Bu hafif, endüstriyel taşıyıcının üzerinde bir form yükseliyor. Taşıma kapasitesi ile ağırlık arasındaki gerilim görünür ve hissedilir hale geliyor. Gergiler (kablo bağları) bu yapıyı bir arada tutuyor

Metrohan’da Belçika-İstanbul Sanat Köprüsü

Beyoğlu’nun en güzel yapıları arasında gösterilen, Karaköy’le Beyoğlu’nu birbirine bağlayan rayların üzerinde yükselen ve ihtişamlı mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakan Metrohan, Belçika-İstanbul sanat köprüsüne ev sahipliği yapıyor

“Belgian Art Hub: Belçika-İstanbul Sanat Köprüsü” başlıklı sergi, Beyoğlu Tünel Meydanı’nın en güzel yapılarından, Tarihi Yarımada’yı 360 derece gören Metrohan’ın tarihî dokusunda sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, farklı coğrafyalardan gelen sanatçıların üretimlerini ortak bir zeminde buluşturarak, izleyiciye disiplinlerarası ve düşünsel bir deneyim alanı açıyor. Karl Talip Kara, Saar De Buysere, Aksu Günay ve Veerle De Smet’in eserlerinden oluşan “Belgian Art Hub: Belçika-İstanbul Sanat Köprüsü”nde sanatçılar, geçmiş ile bugün, doğa ile insan ve Doğu ile Batı arasında kurdukları bağlarla çok katmanlı bir anlatı sunuyor.

Aksu Günay, Yığın serisi (2023), fine art fijital baskı, devasa beton kütleler arasında sıkışan kent insanının trajedisini görselleştirir
Aksu Günay, Yığın serisi (2023), fine art fijital baskı, devasa beton kütleler arasında sıkışan kent insanının trajedisini görselleştirir

Çizim, heykel ve grafik sanatları üzerine yoğunlaşan Saar De Buysere, gündelik organik malzemelerle ürettiği heykel ve grafik çalışmalarında manzarayı, bellek, insan müdahalesi ve ekonomik süreçlerle şekillenen dinamik bir yapı olarak ele alıyor. Kültürlerarası sanatsal diyalogda kilit bir figür olan Karl Talip Kara geleneksel İslam sanatlarını çağdaş bir perspektifle yorumlayarak çizgiyi Doğu ile Batı arasında kurulan kültürel ve manevi bir bağ olarak yeniden düşünmeye açıyor. Belçikalı sanatçı Veerle De Smet, insanın doğa ve zamanla kurduğu ilişkideki kırılganlığı biyomorfik heykeller ve çok katmanlı enstalasyonlarla araştırırken; genetik bozulma, çevre ve dönüşüm temalarına odaklanıyor. Kavramsal fotoğraf sanatçısı Aksu Günay ise özellikle iğne deliği fotoğrafçılığıyla geliştirdiği çalışmalarda ışık, gölge ve insan formu üzerinden felsefi ve psikolojik derinlikler sunuyor.

Fotoğraf, yerleştirme ve Sébah & Joaillier imzalı ikonik Konstantinopolis panoramalarının yer aldığı sergiye tüm sanatseverler davetli. “Belgian Art Hub: Belçika-İstanbul Sanat Köprüsü” başlıklı sergi, 23 Nisan-20 Mayıs 2026 tarihlerinde pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Metrohan’ın birinci katında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.