Canan Tolon’dan “Sen Söyle”

Canan Tolon’un 1980’li yıllardan günümüze uzanan sanatsal birikimi İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının çizimden fotoğrafa, resimden yerleştirmeye uzanan kendine özgü ifade ve teknik arayışını görünür kılan “Sen Söyle” adlı sergi 6 Eylül 2019’da açılıyor

İsimsiz 1998 - 196 x 414 cm Tuval üzerine karışık teknik- Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu
Glitch I 2006 - 147,5 x 137,5 Tuval üzerine Yağlıboya - Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu
İsimsiz 1.3 2019 - 177 x 344 cm Tuval üzerine Yağlıboya - Sanatçı Koleksiyonu
İsimsiz 2001 - 34.5 x 26.5 cm Mylar üzerine Yağlı Kalem - Sanatçı Koleksiyonu

Araştırma alanlarının çeşitliliği ve düşünsel açılımının zenginliği açısından kuşağının en özgün ve yaratıcı sanatçılarından biri olan Canan Tolon, Türkiye’de ilk kez bir müze çatısı altında gerçekleşen kişisel sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Levent Çalıkoğlu, Canan Tolon, Oya Eczacıbaşı, Atalay Gümrah

İstanbul Modern’in Eczacıbaşı Topluluğu’nun sponsorluğunda düzenlediği “Sen Söyle” adlı sergi, sanatçının 1980’li yıllardan günümüze uzanan sanatsal birikiminden bir kesiti yansıtıyor.

Küratörlüğünü İstanbul Modern Genel Direktörü Levent Çalıkoğlu’nun üstlendiği serginin bir araya getirdiği bütünlük, sanatçının hem kendisini hem de günümüz insanını her açıdan etkileyen doğa ve çevre, mimarlık ve kültür hakkında yeniden düşünmemize olanak tanıyor. Tolon’un sanatındaki dönüşüm ve gelişimin ikonik örneklerini bir araya getiren sergi, aynı zamanda sanatçının sanat tarihinde yerini almış bazı yerleştirmelerinin yeniden üretimine de yer veriyor.

Doğa ve mimarlığın izleri

Canan Tolon’un çalışmalarının merkezini, kendisini sürekli yenileyen doğa ve bir kültürel girişim olarak mimarlığın bıraktığı izler oluşturuyor. Tolon, her iki varoluşun birbiri üzerindeki etkisi, birbirlerine gösterdikleri direnç ve karşılaşmalarından doğan çelişki ve sonuçlar etrafında düşünsel ve görsel bir dünya tasarlıyor.

da block

Tolon’un yapıtları izleyiciyi gördüğü imgelerin gerçek mi yanılsama mı olduğu konusunda kararsız bırakırken, fotoğraf mı resim mi sorusunu canlı tutan deneysel çalışmalarıyla da düşündürüyor. Çalışmalarında çim tohumu, su, kahve telvesi gibi doğal malzemeler kullanan, tuvallerine yerleştirdiği metal parçalarını açıkhava koşullarının etkisine bırakarak doğanın resimde canlanmasını sağlayan sanatçı, zamanın izlerini resimlerinin oluşumu için önemli bir başlangıç noktası olarak kurguluyor.

Sergi 6 Eylül 2019’da İstanbul Modern’de açılıyor.

Daha Fazla İçerik
Baranyai’nin resimleri ilk kez Türk sanatseverlerle buluşuyor