Cannes Film Festivali, bu yıl açılışını Fransız yönetmen Pierre Salvadori imzalı La Vénus électrique ile yapıyor. Film, 12 Mayıs akşamı Grand Théâtre Lumière’de prömiyerini gerçekleştirecek ve aynı gün Fransa sinemalarında da gösterime girecek. Fransa genelinde ve bazı ülkelerde canlı yayınlanacak olan açılış gecesinin sunuculuğunu ise Eye Haïdara üstleniyor.
1928 Paris’inde bir kurgu
Film, 1928 Paris’inde yaşayan ressam Antoine Balestro’nun hikâyesini takip ediyor. Eşinin ölümünün ardından resim yapamayan Antoine, bir gece onu yeniden duyabilmek umuduyla bir medyuma başvurur. Ancak karşısına çıkan kişi, aslında oraya tesadüfen girmiş bir panayır çalışanı olan Suzanne’dır.
Suzanne, bu yanlış anlaşılmayı sürdürür ve zamanla Antoine için sahte seanslar düzenlemeye başlar. Ressam yeniden üretmeye başlarken, kurulan bu kurmaca
Performans, kimlik ve kırılganlık
La Vénus électrique, Salvadori’nin filmografisinde ilk kez bir dönem anlatısına yöneliyor. Buna rağmen yönetmenin önceki filmlerinde de görülen temalar burada da belirgin: yanlış kimlikler, belirsizlik ve duygusal kırılganlık.
Film, ritim olarak klasik komedi yapılarından beslenirken; özellikle Ernst Lubitsch ve Billy Wilder etkisini hatırlatan bir tempo kuruyor. Ancak bu yapı, karakterlerin yaşadığı duygusal dağılmayı daha görünür kılan bir zemin oluşturuyor.
Cannes sahnesine dönen yüzler
Filmin oyuncu kadrosu, Cannes ile güçlü bağları olan isimleri bir araya getiriyor. Antoine rolünde Pio Marmaï, Suzanne karakterinde Anaïs Demoustier; Gilles Lellouche, Vimala Pons ve Gustave Kervern yer alıyor.
Film, yüzeyde bir dolandırıcılık hikâyesi gibi ilerlese de, aslında kurulan anlatının kendisine odaklanıyor. Suzanne’ın yarattığı sahte dünya, Antoine’ın gerçekliğini dönüştürürken; izleyici için de hikâyenin sınırları belirsizleşiyor.
Bu yıl 13–24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Cannes Film Festivali, her zamanki gibi dünyanın dört bir yanından binlerce sektör profesyonelini, sinemacıyı ve izleyiciyi Fransa’nın Cannes kentinde bir araya getirecek. Festivalin resmi seçkisi, prömiyerleri ve paralel bölümleriyle birlikte, sinema endüstrisinin yıl içindeki en görünür buluşmalarından biri olması bekleniyor.

