Üç film, üç psikolojik rahatsızlık

Sinema hayata ışık tutar, hayatın bilmediğimiz, yaşamadığımız, kimi zaman da kendimizden bir parça bulduğumuz yönünü bize yansıtır. Her film karakterleri ile renklenir. karakterlerin kişiliği, bilinçaltı, hisleri, eylemleri olay örgüsüne güç verir. Çözülemez olaylarda, bu karakter neden böyle davrandı? sorusuna cevap ararız . Verilen 3 örnek film ile karakterlerin psikolojik analizlerinin aslında hikayeye ışık tuttuğunu görebilirsiniz.

12 Angry Men

12 jüri üyesi, babasının öldürme suçundan yargılanan Latin Amerikalı genç bir adamın suçlu olup olmamasıyla ilgili karar vermek üzere bir odaya toplanırlar. Sanığın kaybettiğini iddia ettiği bıçak ise cinayet mahallinde bulunmuştur. 2 tanık ve sanığın zayıf savunması iddiaları güçlendiriyordu. 12 öfkeli adam içerisinde sadece sekiz numaralı jüri üyesi çocuğun suçsuz olduğunu söyler. 8 numaranın gerekçesi ise, delillerin ikinci dereceden olması ve sanığın adil bir tartışmayı hak ettiğidir. Cinayette kullanılan bıçağın, cinayet için eşsiz olmaması ve ölen adamın yaralanma biçimini öne sererek diğer şüphelerini de arttırır. 

3’üncü, 4’üncü ve 10’uncu Jüri üyeleri yargılamaksızın kesinlik içinde çocuğun suçlu olduğunu ve babasını öldürebilecek sebepleri olduğunu söylerler. 8. Jüri üyesi, çoğunluğun hemfikir oluşuna aldırmaksızın grup psikolojisine girmez ve liderlik vasfını ortaya koyarak grubu ikna etmeye çalışır. Böyle kesin bir şekilde “suçlu” damgası vuran jüriler sırayla ikna olmaya başlarlar. Onlar için “suçlu” kavramının anlamı kendi iç hesaplaşmaları ve travmaları ile birlikte şekillenmiş biçimdedir. Önyargı duvarları, “düşünmek” dediğimiz şeyi engelleyen bir durumdur. Ve jürilerden bir tanesi çoğunluğa uyma (Conformity) psikolojisinden ötürü, sanığı tam olarak suçlu görmediği halde bunu dile getiremez.

Kısaca, Sosyal Psikoloji’nin; önyargı, uyumluluk, grup etkileşimi, liderlik ve diğer temel alanlarına değinen bu film izleyen herkesin kendi içindeki hesaplaşmayı orataya çıkarabilir nitelikte.

Rain Man

Raymond Babbitt rolünde, Dustin Hoffman; Charlie Babbitt rolünde, Tom Cruise

1988 yapımı bu dram filminde, Charlie ve Raymond kardeşlerin birbirleri ile kurdukları bağa ve Charlie’nin otizmli kardeşi Raymond sayesinde kişiliğinin ve bakış açısının olumlu yönde değişimine dikkat çeker.

da block

Babalarının ölümü ardından Charlie, servetin Raymond’a kaldığını öğrenir ve Raymond’un velayetini almak için abisinin kaldığı enstitüye, mirasa sahip olma ümidi ile gider. Raymond, yüksek işlevli otistik bir bireyin klasik davranışlarının çoğunu sergiler.

Raymond ile vakit geçirmeye başladıkça onu daha da iyi anlamaya başlar. Yıllarca eksik kalmış sevgi bağı kuruldukça Raymond’a nasıl davranabileceğini ve bakabileceğini öğrenir. Bu süreç, Charlie’nin olumsuz özelliklerini törpüler ve Charlie daha da iyi bir insan olur. Otizm Spektrum Bozukluğu, doğuştan veya 3 yaşından sonra oluşan nöro-gelişimsel farklılıktır. Beynin yapısını etkileyen sinir sistemi sorunlarından kaynaklanan bu rahatsızlık, Rain Man filminin çıktığı yıllarda, halkın farkındalığının az olduğu bir zamana denk gelmiştir ve bilinçlendirmede büyük yardımı dokunmuştur.

Memento

Leonard Shelby rolünde, Guy Pearce

Christopher Nolan imzalı bu film, Hafıza kaybı (Memory Loss), Amnezi (Amnesia) olan bir adamın karısını öldürenleri bulmasını anlatıyor. Dışarıdan lüks kıyafetler giyen, arabalar süren ve iş adamı gibi gözüken Leonard’ın tek gayesi karısına bu kötülüğü yapanları bulup intikamını almaktır. Ama aklının ona oynadığı oyunlar bu yolculuğu kimi zaman geriye sarıp kimi zaman da durdurur. Aklı, onu 15 dakikaya geriye bile götürebiliyordu. Kısa süreli hafızaya (Short-term Memory) belirtileri gösteren Leonard bizlere birkaç saniye veya dakikadan fazlasını hatırlayamayan birinin hayatının nasıl işlediğini gösteriyor. Bilişsel açıdan etkileyici ve duygusal anlatımı ile Memento, Nolan’ın en ünlü filmi olarak hala akıllarda.

Daha Fazla İçerik
digitalSSM sunar: Picasso İstanbul’da