Türkiye’de popüler kültür ve sanat filmleri

Eğlenmeyi mi seçiyoruz? Düşünmeyi mi?

Türkiye’de bir kimliğe bürünmekten çok, hangi kimliğe büründüğünüz önemlidir. Bu kimliklerin en özeli ise sanatçı kimliğidir.

Güzel ülkemizde sanatçı olmak, topluma kendini kanıtlamak zorunda olmayı doğuran bir süreçtir. Yaptığınız sanat unsuru ile kendinizi ve düşüncelerinizi topluma aktarabilmek epey zorludur. Toplumun karışık ve anlaşılamaz bu yapısı, sanatçıyı öz benliğinden çıkarabilme ihtimalini dahi doğurur. İnsanlar ne izlemeyi ne dinlemeyi seviyorsa onu yapalım moduna dahi geçirebilir. Ülkemizde yapılan sinema ise iki farklı şekilde kategorize edilmiş vaziyette. Popüler kültür filmleri ve sanat filmleri.

Türkiye’de sinema yıllar boyunca değişkenlik göstermiştir. Yeşilçam serüveninden başlayan bu yolculuk, yıllar geçtikçe hem müthiş eserler vermiştir hem de topluma kötü örnek olacak yapıtlar ortaya koymuştur.

Yol, 1981

Yeşilçam filmlerinin, zamanında halka bu kadar hitap etmesi duyguya odaklı olmasından kaynaklanıyordu. Ağır dram, vicdana dokunan filmler ve dönemin ünlü şarkıcı, türkücülerinin oynadığı gişe kaygısı taşımayan, ticari amaçlı filmler. Yeşilçam filmlerinde anlatılan ve üstünde durulan namus, hayalperestlik ve aileye hizmet eden hayırlı evlattır, başlık parası kavramları, toplumun gelişmekte olduğu dönemde halka kötü şekilde empoze edilmiştir. Kimi filmler ise kültür çatışmasını konu alıp, demin bahsedilen kavramları eleştiri amacıyla çekilmiştir.

2010’ların sonrasında yapılan popcorn filmleri halka kavram empoze etmekten çok izleyiciye istediğini vermekten ibaret. İlerleyen zaman, teknolojinin gelişimi ve toplumun bozulması sinemaya da yansımaya hala devam ediyor. Küfürün komedi filmlerinin başlıca unsuru olması, aşk filmlerinin klişeleşmiş senaryoları ve dram filmlerinin sadece ağlatmaya ve duyguya odaklı olması zamanla sanat filmlerine olan etkileşimi azaltmıştır. Kimi sanat filmi yapmak isteyen genç yetenekler bu durumdan dolayı girişimde bile bulunamamışken, sanat filmleri “sıkıcı” damgası yemiştir. Ama bu sadece negatif yönü.

    

Gişe kaygısı taşımayan filmlere bakıldığında, sadece basit kamera çekimleri ve olay ilerleyişi görmezsiniz. Bunlardan ziyade duyguya odaklıdır. İzleyiciyi daha çok ağlatmak ve daha çok güldürmek bu tür popüler kültür filmlerinin vazgeçilmez amacıdır. Peki bu filmleri sanat filmi yapmayan en önemli şey nedir? Düşünmek.

da block

Popcorn filmleri olarak adlandırdığımız bu filmler, izleyicinin düşünmesini zorlayaman, anlatılanı olduğu gibi basit bir dil ile izleyiciye aktaran filmlerdir. Amaç eğlenmektir.

(Elbette filmleri çeken, yazan ve oynayan şahısların emeklerini görmezden gelemeyiz. Yapılan her iş bir emek, çaba barındırır).

Tıpkı bir inanca körü körüne bağlanmak veya bir bilgiyi okuyup direk kabul etmek, sorgulamamak düşünmeyi engelleyen unsurlarsa, bu tür filmler de sadece halka istediğini veren filmlerdir.

Sonbahar, 2008

Sanat filmlerine gelecek olursak, bu tür filmler düşündürür. Tek bir sahnesi veya tek bir repliği; felsefeye, sanata, psikolojiye veya müziğe odaklayabilir. Türkiye’de sanat filmi yapmak ise topluma istediğini vermekten ziyade topluma bir ayna tutar.

Halka kendisini anlatır. Kişiye gizli tutkularını, karakterini ortaya çıkarmasında bir araç olur.

Adı üstünde sanatçı, sanat yolu ile hem kendini anlatır hem bizleri. Peki Türkiye’de toplum düşünmeyi mi seçiyor yoksa eğlenmeyi mi?

4 saatlik bir sanat filmi ile kendini ve toplumu keşfetmeyi mi seçeriz yoksa 2 saat boyunca eğlenip, kendimizi tatmin etmeyi mi?

Bunun cevabını gişe rekortmeni olan filmlerden çok iyi anlıyoruz. Sanat filmlerinin değeri ülkemizde tam görülmese de yurtdışındaki birçok ünlü festivalden ödül ile dönen yapıtlar artmaya devam ediyor. Bu durum, filmlerin başarısının ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. Kısacası, Türkiye’de sanat filmi yapmak zorlu bir süreç, burada asıl mesele gişe kaygısı taşımak değil, filmlerin hak ettiği değeri ülkede görememesi. Unutmamak gerekir ki sanat, sanat içindir ve sanat, toplum içindir. Sanat, popülarite için değildir. Sanat, gişeye hiçbir zaman hizmet etmez. Sanat, sanatçının kimliğidir popülaritenin değil.

Daha Fazla İçerik
Akutagava’nın Ormanda öyküsü ve postmodernizm