Türkiye’de Nuri Bilge Ceylan Sineması

Nuri Bilge Ceylan, Altın Palmiye ödüllü yönetmen, senarist ve fotoğraf sanatçısıdır. Başarıları uluslararası boyuta ulaşan Ceylan, Yurtdışında ilgi gördüğü kadar neden Türkiye’de ilgi görmüyor?

Nuri Bilge Ceylan, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, mühendisliği kendine yakın bulmayıp hayatta ne yapacağına karar vermek adına Londra’ya gider ve orada çalışır. Çalıştığı süre zarfında gündüzleri sinema salonlarına gidip günde 3-4 film izler. Böylelikle, sinema yapmaya orada karar verir, Türkiye’ye dönüp Mimar Sinan Üniversitesinde iki yıl sinema eğitimi görür. Sinemaya ilk adımını Koza filmi ile atar ve her şey orada başlar.

Cannes Film Festivali’nde birçok ödül kazanan Ceylan’ın filmleri aynı zamanda Berlin Film Festivali, Londra Film Festivali gibi önemli alanlarda da seyirci ve başarı buldu. Peki bu başarı neden Türkiye’de boy göstermiyor?
Çehov tarzının hâkim olduğu filmlerde, olay akışı aynı zamanda yavaş işler. 2,5- 3 saati bulan filmler, Türkiye’de izleyicilerin tercih etmemesinin en popüler nedenlerinden biri. Bir diğer neden ise Diyalogların azlığı ve uzun sekanslar. Sinemada Ceylan’ın filmlerini izlerken çoğu kişi olay akışından sıyrılıp dikkatini telefonuna veya başka bir şeye yönlendiriyorlar; filmden bir patlama anı, aksiyon bekliyorlar, bunun sonucunda izleyici filmleri sıkıcı, uzun ve kasvetli buluyor.

NBC filmlerinin gişe verilerine bakacak olursak, Altın Palmiye etkisi ve diyaloglar arttıkça gişe verilerinin de arttığını gözlemliyoruz. 2002 yapım yılı Uzak filmi, Cannes Film Festivali’nde Büyük Ödülü kazanmıştır fakat Uzak filminin toplam 63.845 gişe başarısı vardır. 2014 yapımı Kış Uykusu, Cannes’da Yılmaz Güney’den sonra Altın Palmiye kazanmıştır ve bu diğer filmlerine kıyasla daha fazla diyaloğa sahip olan filmiydi. Bu filmin gişe hasılatı 237.260 kişiye ulaşıp, o güne kadarki en çok izlenen filmi oldu. Ceylan’ın Türkiye’deki gişe başarısının yükselmesi, toplumdaki genel eleştiriyi değiştirmedi; sıkıcı ve uzun sıfatlandırılması yapılmaya devam etti. Avrupa hatta Amerika gibi ülkelerde birçok konferanslar düzenlenip Nuri Bilge Ceylan filmlerini kritiği yapılırken, değer gösterilirken bu olay neden kendi ülkesinde olmuyor sorusu öne çıkıyor.
“Benim yaptığım filmler gibi filmleri insanlar yorgun kafa ile izlememeli; bu filmler çok enerji gerektiren filmler, ben de yorgun olduğum zaman bu tür filmler yerine başka filmler izliyorum.” demişti Ceylan bir röportajında.

da block

Peki Türk toplumunun bu filmlere neden enerjisi yok? Neden popüler sinema toplumu etkisi altına aldı? Toplumun ücra köşelerine; saklı kalmış, gün yüzüne çıkmamış problemlerine, insanı insana anlatan değerli Türkiye yapımı sanat filmleri neden izlenmiyor?
Popüler sinemada görülen olguların çoğu, absürt komedi, aşk ve biyografi ağırlıklı. Toplumumuz hayalperestliği, kabalığı ve masal mı seviyor? Gerçekliğe ve eleştiriye Türkiye’nin enerjisi neden yok?

Bu tükenmiş ve yorgun toplum sanattan kopmaya devam ettikçe, kendi kimliği de geleceği de kaybolmaya devam edecektir.

Nuri Bilge Ceylan ödülünü Türkiye’ye armağan ederken de Ülkesini çok güzel şekilde tanımlamıştı: “Bu ödülü tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum”

Daha Fazla İçerik
Fantastik diziler rehberi