Ölümlüleri savunan ölümsüzün sisteme karşı açtığı savaş

En zeki tanrılardan biri olan Prometheus, zamanının en güçlü tanrısı Zeus tarafından cezaya çarptırılır. Prometheus, ölümlü ve güçsüz olan insanları ve ‘’insan olmak’’ ülküsünü savunan ilk tanrıdır. Tüm tanrılar arasında sisteme başkaldıran ve ölümlüleri düşünen tek tanrıdır. Günümüz sistemine de ışık tutan ve sistemimiz hakkında bize sorular sorduran bu kitapta, Prometheus’un sistemle olan savaşı anlatılıyor. Karşınızda Aiskhylos’tan Zincire Vurulmuş Prometheus…

Bir tarafta ölümlülere -yani insanlara- yardım etmek amacıyla onlara bilgilerini paylaşan, kıvrak zekalı Prometheus; diğer tarafta tarafta onun bu yaptığının kötü olduğunu düşünen ve Tanrı iktidarını savunan, o zamanın en güçlü tanrısı Zeus. Kimin üstün geldiğini tahmin etmekte pek zorlanacağınızı sanmıyorum. İktidarı elinde tutan, güçlü olur. Dolayısıyla güçlü olan her zaman kazanır. Fakat özgürlük açısından baktığınızda bunun geçerli olup olmadığını biraz daha sorgulamamız gerekiyor. Sonuçta bu bir felsefe kitabı, değil mi? Aiskhylos da bizden bunu isterdi sanıyorum.

İnsan olmak nedir?

Hani iyi, güzel insanız ama gerçek anlamda insan olmak nedir? Bu soruyu kendi içimizde bir düşünelim. Günümüzdeki düşünürler ve bu soru hakkında senelerce araştırma yapan insanlara bu soru sorulduğunda eski tanrıların vermiş olduğu cevapların aynısını veriyorlar. Aslında onları da suçlamak doğru olmaz çünkü eski zamanlardaki düzen, sistem aslında temel olarak aynı. Sadece günümüzde insanlar o zamana göre daha ‘’medeni’’ ve ilkellikten uzak. İnsanlar artık daha ‘’modern’’ ve ‘’medeni’’ bir yaşam sürüyor. Artık eski vahşilikten eser yok (!).

İnsan, başkaldıran yaratıktır

Biz insanlar, aslında eski tanrıların da söylediği gibi bir başkaldırmanın sonucunda fark yarattık. Günümüze kadar yaşanan, yapılmış devrimlere bakalım. Bunlar yaşamımızı büyük ölçüde değiştiren ve bildiğimizi sandığımız fikirleri çürüten şeylerdi değil mi? Devrimler de bir başkaldırmanın sonucudur. Bu devrimler, bizim daha üst seviyeye çıkmamızı sağlıyor diyebiliriz bence.

İnsan, doğanın ya da geleneğin kurulu düzenine karşı ayaklandığı an insan olmuştur. İnsanlığını da başkaldırdıkça sürdürebilir. 

İnsan, devrimlerle gelişir ve iyileşir

İşte kitapta da üç adet devrimden bahsediliyor. Birinci devrim, kaba kuvvetle kazanılan iktidarı; ikinci devrim ise kaba kuvvet ile yönetilen iktidarı deviren, aklın gücüyle kazanılan iktidarı temsil ederken, üçüncü devrim de insanın kendini tanıması, farkına varmasıdır. Zeus da aklın gücüne inanan bir Tanrı olmasına karşın, Prometheus’un dediklerinin doğruluğuna aldırmadan, alışılmış sisteme karşı çıktığı için onu cezalandırmıştır. İşte Zeus’un köle, Prometheus’un özgür olduğunu söylememin nedeni bu. Zeus, sisteme bağlı kalmak zorunda, belki en güçlü kişi olabilirsiniz ama yine de bir sisteme veya herhangi bir şeye bağlıysanız o zaman özgür olduğunuz söylenemez.

İktidar sahipleri devrilir gider fakat düşünce sahipleri hep kalır ve her zaman kazanır.

Sistem hiçbir zaman değişmedi. Bizler ‘’medenileştik.’’

Bu kitabı günümüzde de geçerli kalmasını sağlayan şey, kitaptaki karakterlerin aslında günümüzdeki sistemin parçalarını temsil etmesi. Bu kitap, kitabı okumadan önceki ben ile okuduktan sonraki ben arasında bakış açısı olarak değişim yaşattığını söyleyebilirim.

da block

Sistemi anlatan, çok güzel bir portre çizmiş Aiskhylos. Gerçekten ta seneler önceden kalmış bir yazıtın, günümüzde de geçerliliğini koruması ilginç değil mi? Zamanla değişmeyen şeyler de varmış demek ki.

Daha Fazla İçerik
Gıkımı Çıkarmayacağım