Fotoğraf: Hassan Farhat

“Geçmişe dönsem yine aynı riskleri alıp bu mesleği seçerim”

Duymaya çok alışık olmadığımız, çoğumuzun merak ettiği bir meslek: Modellik

Billboardlarda, dergilerde, her yerdeler. Mükemmel ciltleri, kusursuz vücutlarıyla çoğu kadının imrendiği modellerin hayatlarını, kamera arkasında yaşadıklarını, güzellik sırlarını Merve Ulukanoğlu’na sorduk.

Öncelikle bizimle röportaj yaptığınız için çok teşekkür ederiz. Biraz kendinizden bahseder misiniz? Modellik dışında Merve Ulukanoğlu kimdir, neler yapar?

Ben teşekkür ederim. Mersin’de doğdum. Üniversitede önlisans olarak Spor Yönetimi, lisans olarak Uluslararası İlişkiler okudum. Bu sene zaman bulabilirsem Londra’da master yapmayı da düşünüyorum. Lisedeyken profesyonel olarak voleybol ile ilgileniyordum. Sporla iç içe bir hayatım, sağlıklı bir hayat stilim var. Bu, model olmasaydım da böyle olurdu. Sağlıklı yaşamak, yediklerime dikkat etmek, düzenli bir hayat stiline sahip olmak beni mutlu ediyor. Modelliğin yanı sıra aynı zamanda kişisel antrenörlük de yapıyorum. Onun dışında daha özele girmek gerekirse kendime, aileme, dostlarıma zaman ayırmaktan hoşlanıyorum.

Model olmaya nasıl karar verdiniz?

Çocukluktan beri bir hevesti bu benim için. Herkesin doktor, mühendis olma gibi hayalleri varken ben hep kıyafetleri, ışıkları, podyumu hayal ettim. Çocukluk pozlarımda bile bir model edası varmış, ben şimdi bakınca fark ediyorum. Seneler geçti, liseden mezun olduğumda “ekstra” adını verdiğimiz rolleri almaya başladım. Kamerayla haşır neşir olmam bu dönemlere denk geliyor. Aynı dönemde dört aylık bir oyunculuk kursuna gittim. Lise sonrası şu anki kadar yoğun olmasa da nihayet modelliğe başladım. Ardından Avrupa ve Arap Ülkeleri’ne gittim. Daha çok orada modellik yapmaya başladım. Bu sene de Türkiye’de bir ajansla kontrat imzaladım. Son üç senedir de kariyerimin en iyi dönemlerini yaşıyorum diyebilirim.

Merve Ulukanoğlu

Modellik bazı insanlarca kolay bir meslek gibi düşünülüyor fakat belki de en zor mesleklerden biri. Sürekli fiziğinize dikkat etmek zorundasınız. Spor rutininizden bahseder misiniz?

Dediğim gibi ben çocukluktan beri hep sporla iç içeyim. Spor benim için yemek yemek, uyumak kadar doğal bir aktivite. Bu her model için geçerli değil. Hiç spor yapmayan, genetik olarak şanslı olan model arkadaşlarım da var. Ben de genetik olarak şanslı olanlardanım fakat spor benim için bir tutku. Beden ve mental sağlığımı zinde tutuyor. Her sabah on beş dakika ila yarım saat arası esneme hareketleriyle güne başlıyorum. Güne stressiz başlamamı sağlıyor. Haftada üç veya dört gün mutlaka fitness ve yoga yapıyorum yapıyorum. Yüzmeyi de çok seviyorum. Antrenmanlarımda kardiyo yapmaya ve tüm vücut çalışmaya özen gösteriyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme şeklinde ilerliyorum fakat eğer önceki gün yoğun bir antrenman yaptıysam veya iş programım çok yoğunsa iki gün dinlendiğim de oluyor ve o günü yürüyüşle geçiştirebiliyorum. Elimden geldiğince aksatmamaya çalışıyorum, dengeyi koruyorum. Çok ağırlık çalışmıyorum. Daha çok sahip olduğum vücudu korumaya çalışıyorum. Bu her model için geçerli değil tabii ki ama ben genelde bölgesel antrenman yapmıyorum çünkü vücut proporsiyonum çok yerinde. Kişisel antrenör olduğum için de antrenmanlarımı ihtiyacıma göre şekillendirebiliyorum. Spor salonuna giderken antrenmanım kafamda hazır oluyor.

Merve Ulukanoğlu

Günlük beslenme rutininizden de biraz bahseder misiniz peki?

Ben kibrit kutusu kadar peynirlere, üç adet yağsız zeytinlere inanmıyorum. Erken uyandığım için sabahları bir bardak süt veya yulaf ezmesi gibi hafif şeylerle geçiştiriyorum. Öğlen kahvaltı ve öğle yemeğini bir arada yapıyorum, sebze yemeği, et, tavuk, balık ve salata tüketmeye özen gösteriyorum. Ara öğünlerde kuru yemiş, meyve yiyorum. Akşamları da öğlene nazaran daha hafif şeyler yeyip en geç akşam 19’da yemek olayını kapatıyorum. Her istediğimi yiyorum ama ölçülü ve sağlıklı olmak kaydıyla. Mesela tatlı mı istiyorum, şeker yerine pekmez veya bal kullanıyorum. Et mi istiyorum, kızartma yerine ızgara yapıyorum. Dışarıda yemek yemek zorunda kaldıysam fast-food yerine güvendiğim mekanlarda yapılan hafif, organik yemekleri tercih ediyorum. Yeri geliyor pizza da yiyorum ama ya kendim yapıyorum ya da gerçekten güvendiğim mekanlarda yiyorum. Hiç şeker kullanmıyorum, asitli içecek hiç içmiyorum. Ekmek konusunda çok katıyım. Asla beyaz unla yapılan ekmekleri yemiyorum. Çok nadir olmak şartıyla tam buğdaylı veya çavdarlı ekmekle ufak tost yapıyorum. Yemeklerde sadece zeytinyağı ve bazen köyden anneannemin gönderdiği organik tereyağını kullanıyorum. Gün içinde su ve doğal bitki çayı tüketimine çok dikkat ediyorum. Haftada bir veya iki kere kendi yaptığım limonlu, naneli, bilumum meyve-sebzeli detoks sularını tüketiyorum. Kilo vermeye veya almaya ihtiyacım olmadığı için diyet yapmıyorum, bu benim hayat stilim. Alkol ve sigara kullanmadım, kullanmıyorum. Bu model olduğum için değil, sağlıksız bulduğum için kullanmıyorum. Bunlar her model için geçerli değil tabii ki. Tamamen farklı beslenme düzeni olan model arkadaşlarım da var. Sürdürülebilirlik açısından çok sıkı diyetler yerine hayat stilinize uygun sağlıklı bir beslenme programı öneriyorum.

Set makyajları çok ağır oluyordur tahminimce. Cilt sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?

Evet, en çok yakındığım konulardan biri olabilir (gülüyor). Özellikle Arap ülkelerinde her ne kadar doğal makyajlara geçiş yapılmış olsa da bazı işler için ciddi makyajlar yapılabiliyor. Günlük hayatta ağır makyaj yapan biri değilim o yüzden hem beni rahatsız ediyor hem de çok uzun süre cildimde o kadar ağır bir makyaj taşımak cildime zarar veriyor. Çantamda mutlaka makyaj temizleme suları, bilimum temizleyiciler bulunur. Zaten çoğu sette de bulunuyor. Çekimler biter bitmez daha orada makyajımı çıkarıyorum. Eve gidince de duş alıp derinlemesine temizlik yapıyorum. Bazen o kadar ağır makyajlar oluyor ki duştan çıktığımda bile cildimde kalıntılar olabiliyor. Çekim olmadığı günler de dahil olmak üzere her sabah ve her akşam cilt bakımımı yapıyorum. Vazgeçilmezlerimden biri de güneş koruyucum. Hem setteki ışıklar, hem güneşten korunmak için düzenli olarak güneş koruyucu kullanıyorum. Önemli noktalardan birisi de yeme içmenin cilt üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Ne yerseniz o cildinize yansıyor. Bunun dışında ayda bir veya iki kez güzellik merkezlerinde cildimin ihtiyacına göre cilt bakımı yaptırıyorum. Bunu israf olarak görmüyorum. Bazı arkadaşlarım cilt bakımlarının ve cilt bakım malzemelerinin çok pahalı olmasından yakınıyor. Emin olun çoğu insanın alkol ve sigaraya verdiği paranın yarısını bile vermiyorum. Pahalı markalar kullandığım gibi evdeki malzemelerle, mesela süt ve lavanta kurusu gibi doğal ürünlerle ekonomik bakım yaptığım da oluyor. Cildim benim mesleğim için önemli bir unsur ama model olmayan insanlar için de bu böyle olmalı diye düşünüyorum.

Merve Ulukanoğlu

Set sürecini biraz anlatabilir misiniz? Kamera önünde olanları az çok biliyoruz. Kamera arkasında yaşananlar neler?

Müşteri özellikle gün doğarken veya gece karanlığında çekim isteyebiliyor. Çok erken uyandığımız da oluyor, çok geç yattığımız da. Günde dört çekim yapıp takside yemek yediğim zamanlar da oluyor. Belli bir çalışma saatimiz yok ama yine de uyku düzenimize dikkat etmek zorundayız çünkü kamerada tüm yorgunluğun, ruh halin net bir şekilde çıkıyor. Sete gittiğimizde öncelikle saç stilistleri ve makyaj artistleriyle hazırlanıyoruz. Bu süreç iki saati buluyor. Moda şovlarında saç-makyaj süreci daha stresli oluyor çünkü tüm modeller bir arada oluyoruz. Katalog çekimlerinde daha az kişi oluyoruz. Estetik ve güzelliğin ön planda olduğu bir iş olduğu için modeller arasında çok fazla rekabet de oluyor. Saç-makyaj hazırlığı bittikten sonra stilist kıyafetleri gösteriyor. Daha sonra fotoğrafçı, stilist de dahil olmak üzere tüm ekip bize çekimde nasıl bir ruh haline bürüneceğimizle ilgili “mood board” paylaşıyor. Modun çok önemli çünkü dediğim gibi kamera tüm ayrıntıları net bir şekilde gösteriyor ve eğer önceki gece yeterince dinlenmemiş veya gündelik dertlerini işe getirmişsen bu çekime de yansıyacaktır ve müşterinin geri bildirimi çok kötü olur hatta iş bile kaybedebilirsin. Bu da kariyerinde çok ciddi sorunlara yol açabilir. Ben böyle bir sorun yaşamadım çünkü sevdiğim bir meslek olduğu için profesyonelliğimi koruyorum. Çekim başladığında müşteri senden, hayalindekini canlandırmanı istiyor. Kendimizden bir şeyler kattığımız zamanlar da oluyor tabii ama önemli olan müşterinin ne istediği. Fotoğrafçıyla kimyamızın uyuşması da çok önemli, bu iletişim daha güzel işlerin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.

Modellik çoğunlukla güzelliğinizle ilgilenilen bir meslek. Sizi sadece güzelliğinizle yargılamaları rahatsız ediyor mu?

Tabii ediyor ama çok büyük travmalar da yaratmıyor (gülüyor). Ben bu mesleği severek yaptığım için böyle şeylere takılmamaya çalışıyorum. Tamamen kişinin estetik anlayışına bağlı olduğu için bazı insanlara güzel de gelmeyebiliriz. Yani demek istediğim kırılmaya, üzülmeye odaklanırsak binlerce madde sıralayabilirim fakat her işte olduğu gibi modellikte de olumlu yönden bakmaya çalışıyorum. İnsanların dedikleri tabii ki önemli fakat bir yere kadar. Ben kendime güveniyorum ve bu bana yetiyor. Hemen hemen her tanıştığım insan “Fotoğraflarına baktığımda çok kibirli, çok burnu havada görünüyordun. Seni tanımasaydım gerçekten kibirli olduğunu düşünecektim” diyor. Modelliğin getirdiği bir sertlik var sanırım ama bu kesinlikle karakterimi yansıtmıyor.

da block

Merve Ulukanoğlu

İşin ne kadarını Photoshop yapıyor?

Aslında bu kişiden kişiye değişen bir durum. Bazı modellere birkaç ufak dokunuş yeterken bazılarına ciddi düzenlemeler gerekebiliyor. Tanınmayacak kadar değişen fotoğraflar da var, sadece ışık ayarı yapılıp hazır olan fotoğraflar da.

Sette gerginliğinizi atmak için yaptığınız özel şeyler var mı?

Gerilmek isterseniz yüzlerce sebep bulabilirsiniz. Sorun aramak yerine çözüm bulma taraftarıyım. Gerildiğim anlarda da tek bir anahtarım var: sessiz kalmak.

Estetik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben hiç estetik yaptırmadım; kaza gibi ciddi bir olay olmadığı sürece de yaptırmayı düşünmüyorum. Günümüzde herkesin dolgun dudaklara, çekik gözlere sahip olması gerekiyormuş gibi bir algı var. Senin burnun kemerliyse, bu senin karakteristik özelliğindir. Seni rahatsız etmiyorsa sırf diğer insanların beğenilerini kazanmak için değişmemelisin. Ufak dokunuşlarda sıkıntı görmüyorum ama insanların özünü kaybedecek kadar değişmeleri hoşuma gitmiyor. Fabrikadan çıkmış gibi herkesin aynı olması beni üzüyor. Bazı estetisyen arkadaşlarım “Merve hadi gel dudağına biraz dolgu yapalım” gibi önerilerde bulunuyorlar. Herkesleşmek istemediğim için yaptırmıyorum. Biraz da korkuyorum laf aramızda (gülüyor)…

Merak edilen sorulardan biri de: Modeller mutlu mu?

Bu bir bankacıya “Bankacılar mutlu mu” diye sormak gibi bir şey aslında. Ben mutluyum, diğer modeller mutlu mudur bilemem (gülüyor). Bu kişiye özgü bir olgu. Ben her sabah uyandığımda sahip olduklarım için şükrediyorum, teşekkür ediyorum. Küçük şeyler bile mutlu edebiliyor beni. Dedikoduya, fesatlığa odaklanmak yerine pozitife odaklanıyorum. Mutsuz olmayı seçsem şu andan itibaren başlarım ve inanılmaz şikayetçi bir kadın olurum. Ama ben mutlu olmayı seçiyorum. Kimse bana şu anki kariyerimi altın tepside sunmadı. Ben de her başarılı insan gibi tırnaklarımla kazıya kazıya geldim. Geçmişe dönsek yine aynı riskleri alıp bu mesleği seçerim, orası ayrı. Ama ben bulunduğum noktaya gelene kadar çok çalıştım ve şimdi de hak ettiğim mutluluğumu yaşıyorum.

Her gün “Yapmadan günü kapatmam” dediğiniz bir rutininiz var mı?

Mutlaka kendime zaman ayırırım. Her sabah uyandığımda mutlaka bir sayfa da olsa kitap okurum. Gündüzleri zihnimin daha açık olduğuna inanırım. Öğünlerimin saatlerini asla kaçırmam, sporumu aksatmamaya çalışırım. Meditasyonumu yaparım, her gün şükrederim.

Özel hayatla iş hayatınızı bir arada götürmek zor oluyor mu?

Hayır. Bu tamamen partneriniz ve ailenizin işinize olan saygısıyla alakalı. Benim eşim beni kısıtlamak yerine en büyük destekçim oldu. Hatta bu işe başlamamdaki ilk adımı atmamı sağlayan kişi de eşimdir. Ben tamamen kendi istediğim işleri yapıp benim hayat standartlarıma ve bakış açıma uygun olmayan işleri reddediyorum. Dolayısıyla ailemi veya eşimi de karşıma almamış oluyorum.

Gelecekle ilgili planlarınız, projeleriniz nelerdir? Bizimle paylaşmak istediğiniz şeyler var mı?

Başlarda bahsettiğim gibi kişisel antrenörlüğe ve modelliğe devam edeceğim. Geleceğe yönelik en büyük hedeflerimden biri de Türkiye’de oyuncu olmak. Bu bana çok heyecanlı geliyor ve ölmeden önce oyunculuk da yapmak istiyorum. Bunun yanında “Bildiklerimi, uyguladıklarımı insanlara nasıl aktarabilirim?” düşüncesinden yola çıkarak Youtube veya Instagram’da bir iş yapmak gibi de bir planım var. Güzellik sırları, spor rutini, beslenme önerilerinin yanısıra kullandığım markalar ve doğal ürünler gibi her kesime hitap eden bilgiler olacak. Bugüne kadar kullanmadığım hiçbir ürünü önermedim, önermeyeceğim de. Tamamen şeffaf bir anlatım olacağından emin olabilirsiniz. Kadınların aynaya baktıklarında mutlu olmalarında bir nebze de olsa katkım olsun istiyorum. Pandemi dolayısıyla tam olarak harekete geçemesem de kafamda taslağını hazırlıyorum. Ortaya güzel bir iş çıkacağını umuyorum.

Merve Ulukanoğlu’nu @merveulukanoglu adlı Instagram hesabından da takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik
FAP Galeri
Anadolu Yakası’nda çağdaş sanat için yeni bir merkez geliyor