Elbette zamanın da bir ruhu olduğuna inananlardanım…

Elbette zamanın da bir ruhu olduğuna inananlardanım…

Zaman da değişir, gelişir, büyür, üzülür, mutlu olur, mutlu eder…

Nasıl mı?

… Sakız gibi beyaz halıya döktüğüm, ne yaptıysam çıkaramadığım mercimek çorbası lekesi umrumda değil mesela.

En sevdiğim hırkamı evin altına üstüne getirip bulamamış olmam, düşüpte kırılan ve çay içmekten en çok zevk aldığım kupam ne hali varsa görsün.

Haftalardır gitmediğim kuaför sana da güle güle.

Nicedir almak istediğim parfüm, bozuldu diye şu sıralar çıldırdığım bilgisayarım umrumda değilsiniz.

Verdiğim 3,5 kilodan sebep giyemediğim pantolon derdim değilsin.

Gelen saç boyam? Bence en az 1 hafta daha ederin var.

Hani pazara gidip taze sebze alacaktım ya, aklıma bile gelmiyor.

Sesiyle beni delirten şıp şıp akan musluk, sinirime dokunmuyorsun artık.

Yani çokça uzun bir zamandır kişisel kederim, hırsım, derdim, planım, ne varsa yok artık!

Hiç biri umrumda değil.

Ama ailem umrumda !!!

Annemi öpmeden sarılmadan yola düşmem mesela. Annem, kardeşim her gün seslerini duymazsam yaşayamam sanki.

Dostlarım, arkadaşlarım sağ mı?

İş çıkışı eve vardı mı ekip arkadaşlarım?

da block

Peki ya tanımadıklarım ya da tanıyamadıklarım ?

Onlar nasıl?

İyiler değil mi?

Ya iyi olmayanlar ?

Ya hayatta olmayanlar ?

Gündelik hayatın gereklilikleri ne kadar manasız değil mi?

Gözyaşım, kederim, acım, hayallerim, arzularım, artık hayatta olmayanlara.

Kim acı çekiyorsa onunla birlikte eğiliyor başım.

Akıyor yüreğim.

Zaman bu zaman oldu benim için.

Sen ben değil “biz” nasıl vakti işte şimdi.

Hoş her zaman paylaşırım ya acılarını, mutluluklarını dostla, arkadaşla.

Beklemek mi mucizeleri ?

Ne diyeyim kader kısmet işte…

Yani belki de konuşmadan anlaşıyoruzdur kalpten kalbe…

Şimdilik hepsi bu işte…

Daha Fazla İçerik
Türk grafikçinin Netflix başarısı ödülü getirdi