EkoWash Yıkama Kurutma Şirketi

Pandemi ile Değişen Tiyatro

Pandeminin kuşkusuz etki ettiği alanlardan biri de tiyatro oldu. Hatta belki de bir arada yapılan etkinlikler arasında en çok etki ettiği alan diyebiliriz. Çoğu kurum ve eğlence yerleri yasakların kalktığı süreçte açılırken tiyatroların perdelerini açması daha da geçe kaldı. Durumun böyle olması sanatçılar arasında tartışıladursun pandemi ile uyum sağlayan çeşitli etkinlikler de yapılmadı değil. Pandeminin ilk günleri birçok tiyatro sanatçısı arşivlerindeki oyunları yayınladırlar. Bazı topluluklar ise pandemide de üretime devam ettiler ve yeni işler ortaya koydular. Bu yazıda size pandemide de tiyatronun yaşadığını gösteren bir projeyi anlatacağım.

Projenin ilk oyunu Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı EkoWash Yıkama ve Kurutma Şirketi ismini taşıyor. Oyunda Umut karakterini Ceren Taşçı, Barış karakterini ise Barış Gönenen canlandırıyor. Almanya’da annesini Covid-19 pandemisi nedeniyle o gece kaybetmiş biri, yıkama istasyonlarından birinde parasını vermesine rağmen çamaşır makinesini çalıştıramaz ve eve geldiğinde yıkama şirketinin canlı destek hattına bağlanır. Bir süre monolog olarak ilerleyen oyunun devamında yıkama şirketinin hem ortağı hem çağrı merkezi görevlisi olan Barış karşı bir ses olarak seyircinin karşısına çıkar. Barış kurumsal kimlik duvarının arkasında kalmaya çalışsa da Umut’un dertleşme ihtiyacına daha fazla karşı koyamaz ve iki yabancının dostluk sohbeti başlar. Pandemi ile gurbet ve sıla kavramlarının değişimini oyun kahramanlarının yer değişiklikleri üzerinden gözlemliyoruz. Umut annesini daha güvenli diyerek Almanya’ya çağırmış, Barış ise eşi Aleksandr’ın kapılar kapanacak uyarısına rağmen Türkiye’ye dönmüştür. Pandeminin bizi sürüklediği öngörülemezlik de metin içindeki en yoğun konulardan biri. Yaklaşık yirmi dakika süren oyunda çok katmanlı ve kimlik çeşitliliği olan bir metin yaratmanın başarısı ise kuşkusuz yazar Ebru Nihan Celkan’a ait.

Oyun sonrası gerçekleştirilen sohbet sırasında oyun hakkında detayları öğreniyoruz. İlyas Özçakır’ın zor zamanlarla ilgili hatırlama temalı kurguladığı projesi, beraberce Derneği ile yollarının kesişmesi sonucu pandemi teması etrafında şekillenmiş. Kısa oyunlardan oluşacak olan projenin devam oyunlarının da beraberce Derneği ile birlikte geleceğini müjdeliyor İlyas Özçakır. Derneğin adına söz alan Ayşe Öktem ise “Korona Günlerinde Özgürlük” temalı kolektif öğrenme etkinliklerinin devamı olarak pandemi sebebiyle değişen özgürlük kavramının tiyatro ile anlatılmasının değerli olduğunu belirtiyor. Benim de katılma fırsatı bulduğum bu kolektif öğrenme deneyiminde özgürlük hiçbir hiyerarşik ilişki olmaksızın tüm katılımcıların fikirleriyle yeni sorular oluşacak şekilde tartışıldı. Tam da bu kapsayıcılığın devamı olarak oyun tek kimlikten uzak olarak kaleme alınmış. Ayşe Öktem pandeminin bize sağladığı imkanları da görerek çevrimiçi araçlarla da sevgiyi kurmanın mümkün olduğunu söylüyor.

da block

Daha yakın bir zamanda ise Friedrich Naumann Vakfı’nın desteği ile gerçekleşen projenin devam oyunlarından olan “Bulaş-ık” da sahnelendi. “Bulaş-ık” oyunu ise ilk oyunun aksine birbirini çok iyi bilen iki kişi arasında geçiyor. Çelişik biçimde bu iki kişi birbirini anlamaktan çok uzak. Birlikte 1+0 bir evde yaşayan iki kişinin haftasonu yasaklarının olduğu bir gündeki diyaloglarına şahitlik ediyoruz bu çevrimiçi oyunda. Evsiz birinin bekçiyle tartışması sonrası 1+0 eve misafir olarak gelmesi ve korona virüse dönüşmesi oyunun en uçarı kısmı. Fakat bu durum dışında metin bir alanda uzun süre kapalı kalma, ev kazaları, toplumsal cinsiyet rollerinin ev içinde yeniden üretimi gibi pandemi sürecinde hepimizin yaşadığı olaylara ve hislere değiniyor. Sokağa çıkma yasakları ve özgürlük kavramları ise teorilere değinilerek işlenmiş metinde. Çiğdem Şimşek ile Sinan Akçam’ın yazdığı oyunda Tilbe Saran, İlyas Özçakır ve F. Yüksel Sendan oyuncu olarak yer alıyor. Projenin ilk oyunundan farkı ise çevrimiçi bir okuma tiyatrosu seyretmemiz.

Her iki oyunu ve devamında gerçekleşen söyleşileri berberce Derneğinin Youtube sayfasından erişebilirsiniz. Tiyatronun her koşula uyum sağlayarak var olacağının bir göstergesi olan projenin devamını da heyecanla bekliyoruz.

Daha Fazla İçerik
2020 Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu