Jack Kerouac

Beat akımının tetiğini çeken kitap: Yolda

Yolun kendisini, varış noktasına tercih edenler için yazılmış manifesto niteliğinde bir eser... Yolda

Jack Kerouac
Yolda

Yumuşak pastel tonlarındaki Amerikan rüyasının konformizmini mayalayıp içen bir avuç gencin yaşamlarının birkaç yılına ışık tutan, Jack Kerouac’in 1957 basım tarihli kitabıdır Yolda. Yazar, kitabı bir aydan kısa bir sürede, sayfa değiştirme duraklaması vermek istemediği için 36 metrelik bir ruloya yazmış, bunun neticesinde oldukça akışkan bir teknik olan spontan düzyazıya hayat vermiştir.  Eserde anlatılan hikaye, başından sonuna kadar, Kerouac’in doğaçlama anlatımı ve eserde çokça bahsi geçen caz müziğin kendine has ritmiyle senkronik seyreder.

Yolda olma durumu, kitaba bir başkaldırı olarak aksettirildiği için, metnin asıl hali pek çok isim değişikliğine uğramış, acımasız düzeltmelere tabi tutulmuş ve defalarca sansürün ince gözlü süzgecinden geçirilmiştir. Kitabın yazılmasından uzun süre sonra basılmış olması, dönemin idealize edilen Amerikan toplumuyla taban tabana zıt öğeler içermesinin kaçınılmaz sonuçlarından biri olmuştur. Olağan dışı içeriği ve okurun bilinç akışına bırakılan anlatımıyla kitap, 1950’lerde belirginleşen Beat akımının kılavuzu haline gelmiştir. Parlak kağıtlarla ambalajlanmış hayatları, tahliye kapakları açılmış bir baraj coşkusu ve şiddetiyle orta yerinden delip geçen kitapta, karakterler kendilerini, “Carpe diem” vecizesinin kobayları yaparlar. Beat akımının müzik alanında sembolü sayılabilecek gruplarından The Doors’un When the Music’s Over parçasında geçen, “Dünyayı istiyoruz, hemen şimdi istiyoruz sözleri kendiliğinden kulaklara taşınır. Kuvvetli bir motivasyonla ‘sonunda bulunacak bir şeyin olmadığı arama’yı deneyimlerler. “An’ı yaşa” öğüdünü Kerouac, sembolik dokunuşlarla ve kısa diyaloglarla hikayeye enjekte etmiştir.

-Sal, hemen gitmemiz ve varana kadar hiç durmamamız lazım.
+ Nereye gidiyoruz ki?
– Bilmiyorum, ama gitmemiz lazım.

Aynı zamanda romanın otobiyografik yönü de söz konusudur, eser, yazarın kendisinin ve arkadaşlarının gerçek kara yolu hikayelerine dayanmaktadır. Ana karakterlerden Dean Moriarty (Neal Cassidy’nin eserdeki adı), yol ile nispeten daha heyecanlı ve sabırsız bir ilişki içinde iken, Sal Paradise (yazarın kendi karakteri), heyecan hızını öfori anlarına odaklanarak koruyan bir maceracıdır. Beat akımının çekirdek isimleri Allen Ginsberg, Neal Cassady, Lucien Carr gibi jenerasyonun öncülerinin tanışma hikayeleri, ilişkileri ve ‘uygunsuz’ geçmişleri maskelenmeden aktarıldığı için sansüre rağmen otobiyografik özellik muhafaza edilebilmiştir.

da block

 

Eser, gelecek nesillere dalga dalga büyüyerek tesir ederken, Jack Kerouac 1969’da, yollarında büyüdüğü Amerika’da, siroza bağlı iç kanama sebebiyle henüz 47 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. Ancak “Yolda”, sadece sırt çantasını alıp yollara düşmek isteyen maceraperestleri cesaretlendirmekle kalmamıştır. Yazar, spontan nesir ile kendine Tom Robbins, Thomas Pynchon gibi mirasçılar bulmuştur.

Neticeten, döneminin içten içe yıkılmış süspansiyon sistemine sırt çeviren sıradan bir adamın bu zamansız eseri, teslim edildiği edebiyat tarihinin yaşlı elleri tarafından, her yıl, dünyanın her köşesindeki okuyucularına dağıtılmaya devam etmektedir.

Daha Fazla İçerik
Zengin olmak için neler yapardınız?