Alamode Film

Başka bir ihtimali düşünmek

Céline Sciamma’nın yazıp yönettiği Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi (Portrait de la jeune fille en feu), 2019 yılının en çok konuşulan filmlerinden biri oldu. Cannes Film Festivali’nde Queer Palmiye ve En İyi Senaryo ödüllerini alan film, birçok uluslararası film festivalinde, farklı dallarda ödüle aday gösterildi.

Film, kadınların çizim dersi aldıkları bir odada; yıllar önce çizilmiş bir tablonun kilitli kaldığı odadan çıkarılmasıyla açılır. Açılış sahnesi, izleyiciye filmle ilgili büyük bir ipucu verir. Film, bu tablonun öznesi olan ve tabloyu çizen kadınların hikayesine odaklanmıştır. Filmin ana karakterlerinden Héloïse, Madridli bir zenginle evlendirilmek için yıllarca yaşadığı manastırdan ailesinin yanına, Breton’a gelir. Héloïse’nin evlenmesi için evleneceği kişinin onun portresini görmesi gerekmektedir. Héloïse hiç tanımadığı ve tanışmadığı biriyle evlenmek istememektedir ve bu evliliğe direnmenin yolu portresini çizdirmemektir. Héloïse’nin annesi çözümü ressam Marianne’i, Héloïse’nin refakatçisi olarak eve almakta bulur. Héloïse ile Marianne tanıştıktan sonra ikisi için de hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Filmin bir sahnesinden diğer sahnesine geçerken ikisi arasındaki bağın her seferinde güçlendiğine tanıklık ederiz.

Alamode Film

Hélène Delmaire tarafından, film için çizilen resim ve eskizler oldukça dikkat çekici. İzleyici, filmin neredeyse tüm sahnelerinde bu resim ve eskizlerin ortaya çıkış anına tanıklık ediyor. Aynı zamanda, filmin geçtiği mekanlar bir ressamın resimlerini andırır. Filmde Marianne ve Héloïse’nin hikayesine resimler eşlik ederken, Marianne’in piyano başına oturarak Vivaldi’nin dört mevsim konçertosundan Yaz’ı (L’estate) çalmasıyla müzik de bu hikayeye dahil olur. Marianne Yaz’ı “neşeli değil ama canlı” bir beste olarak tarif eder. Yaz, Marianne ve Héloïse’in hikayesi gibidir aslında, neşeli değildir ama canlıdır ve yazı anlatan bir şarkı için öfkelidir; ve yaklaşmakta olan bir fırtınanın habercisi gibidir.

da block

Héloïse’nin annesi birkaç günlüğüne evden uzaklaştığında Héloïse, Marianne ve evin hizmetçisi Sophia evde birlikte vakit geçirmeye başlarlar. Evin her işini yapan Sophia, evin hanımı gittikten sonra Héloïse ve Marianne ile eşit bir ilişki kurmaya başlar. Üçü birlikte şarap içerken, Eurydike ve Orpheus’un trajik hikayesini okurlar. Bu hikayede eşi Eurydike’ye büyük bir aşk besleyen Orpheus eşinin ölümüyle yıkılır. Eurydike’ye kavuşmak için tanrılara yalvarır ve sonunda tanrılar onun bu isteğini yerine getirmeyi kabul ederler ancak bir şartla, Orpheus ölüler diyarından çıkarken geriye dönüp Eurydike’ye bakmayacaktır. Ancak Orpheus, geriye dönüp bakar. Bu hikayeyi okurken Héloïse, Marianne ve Sophia arasında geçen konuşmada Marianne, Orpheus’un bir tercih yaptığını söyler, Orpheus geriye dönüp bakarak onun hayalini ve hayatı boyunca onu kalbinde zihninde taşımayı seçmiştir. Bu hikaye Héloïse ile Marianne’in hikayesi gibidir. Marianne’in evden gitme vakti geldiğinde geriye dönüp bakar ve zihninde Eurydike’nin beyazlar içinde resmedildiği tasvirleri andıran Héloïse’nin görüntüsü kalır.

Alamode Film

Film, başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa’yı etkisi altına alacak ve yüzyıllar boyunca etkileri tartışılacak toplumsal dönüşüm çağında kadınların toplumdaki konumunu gözler önüne serer. Başarılı tabloların sahibi Marianne, filmin son sahnesinde kendisine ait Orpheus ile Eurydike tablosuna babasının imzasını atmıştır. İzleyici artık altında bir erkeğin imzasını taşıyan eski bir resme bakarken resmi yapanın bir kadın olabileceğini, eski bir besteyi dinlerken bir kadının bestelemiş olma ihtimalini ve eski bir aşk hikayesini dinlerken bu aşkın iki kadın arasında yaşanmış olabileceğini düşünecektir.

Daha Fazla İçerik
Akbank Sanat’tan Dünya Caz Günü’ne özel 3 canlı konser